Her insanın kaçmak, yeniden başlamak istediği bir hayal yeri vardır, olmalıdır da. İşte Kırık Kalpler Oteli ve o otelin sakinleriyle hayatından vazgeçen bir kadının kesişen yollarında yeniden başlama üzerine kurgulanmış bir polisiyedir bu aslında. Kimlik, günah, aile üzerine insandan insana geçen bir bütündür. Parçalarıyla hüzünlere ve yüreklere dokunan…
Serra’nın kocasının öldürülmesinin ardından tanık koruma programına alınıp oğluyla birlikte Kırık Kalpler Oteli’ne gidişi, otelde yaşayan ve aile gibi olan insanlarla yaşamaya başlaması ve tüm bunlar olurken otelin sahip olduğu kendine has karmaşasının ve insanlarının öyküleriyle bezenen kendini ararken bu otelde bulan bir kadının peşinden otele gelen kiralık katile âşık olmasının hikâyesidir kısaca…
 
“Senden bir eş ve çocuk aldım Komiser, bir eş ve çocuk bırakıyorum, umarım bu sefer mutlu olursun.”

 

Leylâ YILDIRIM Kırık Kalpler Oteli

Ruhundaki ağıt, kulaklarında esrik uğultulara dönüştü, gözlerinden akan iki damla yaş titreyen ellerine düştü. Acizdi, hepsi bu...

Leylâ YILDIRIM Kırık Kalpler Oteli

İntikam yemindir. Siyah Kadar zifirdir…
Kabul barış getirir, Mavi kadar uçsuz…
Her kaybediş bir başlangıçtır, Kırmızı kadar alaz…
Kaçmak muammadır, Gri kadar sebepsiz…
Kırık Kalpler Oteli evdir, Pembeye gönül vermiş…
Gitmek de eskitir, kalmak da, Ruhum kadar ak…
İtiraf arınmaktır, Beyaz kadar saf…
Sükût ikrardan gelir, Dünüm kadar zor…
Sevgi ile nefret arasında kalan her ruh, Haşatını öğrenince değil, öğrendiklerini anlayınca tamamdır.

Leylâ YILDIRIM Kırık Kalpler Oteli

En son hatırladığı suratına doğru gelen alev topuydu. Sonrası derin bir karanlığa gömüldü.
Ölüm işte böyle bir şeydi. An gelir, her şey paramparça olurdu. Karanlıktan başka ne kalırdı geriye?

Leylâ YILDIRIM Kırık Kalpler Oteli

Üzerine yağan yağmura kaldırıp başını, "Al götür benden" diye fısıldadı, "üzerime sinmeden, içime işlemeden önce..."

Leylâ YILDIRIM Kırık Kalpler Oteli

“Bir insan kendini boydan boya geçerse, arşa varır"

Leylâ YILDIRIM Kırık Kalpler Oteli

“Akıl, ne kadarını fark ettiğin, ne kadarını pas geçtiğin aralığında seyreder sadece.”

Leylâ YILDIRIM Kırık Kalpler Oteli

Bir tenin sorumluluğunu alabilir miydi yüreği?
Ellerindeki kanı nasıl temizlerdi?
Acı gitgide keskinleşti. Battı içine, kanattı.

Leylâ YILDIRIM Kırık Kalpler Oteli

"...Sor ki hayata, sana ne verdi? Sor ki kendine, sen hayata ne verdin? Cevabı ararken sorularını unutayım deme sakın! Soruların varlığı cevaplarınkini hatırlatır. Bulmak işi aramaktan, bilgelik ise bulduğunu anlamaktan geçer."

Leylâ YILDIRIM Kırık Kalpler Oteli

Yorgundu yüreği. Nereden başlamalıydı?

Leylâ YILDIRIM Kırık Kalpler Oteli

Her mutfağın kendi hikâyesi vardır. Bizim tarihimiz, masallarımızla yemeklerimiz geçmişimizden emanettir.

Leylâ YILDIRIM Kırık Kalpler Oteli

'Sen ki bu yola çıktığında kaçtığın kendinden işe başlayacaksın. Aşk ile yoğrulan kalbin önce ezilecek sonra çile çekecek, en sonunda Hak yolunda, Hak'kın yoldaşlığına ereceksin.
Yoğrulmak ile yanmak hem zaman alır, hem acı verir. Yılmadan devam edebilenlerin cesareti; ruh ile bedenin, nef's ile bedelin çekişmesidir aslında. Yokluklara erersen bir gün; kendi hiçliğinde kim olduğun gerçeğini bulacak, Hasat'ını tamamlayacaksın. İşte o vakit gitmek ve bildiklerini öğretmek zamanı gelecek. Vakti suûda kadar yolunda yoldaş, ruhunda çile, özünde kefaretle yaşayacak, yanacak, yoğrulacaksın."

Leylâ YILDIRIM Kırık Kalpler Oteli

"Bilirim o duygunun ne menem bir şey olduğunu. Hele ki bizim gibi karanlıkta yaşayanlar için daha bir kötüdür durum. Arar bulamazsın, bulsan yaşayamazsın, yaşasan yanına kalmaz, kaçsan kurtulamazsın."

Leylâ YILDIRIM Kırık Kalpler Oteli

Üçat simgelediği üç aileden adını alan bir mafya örgütüdür. Süryanilerden dışlanan -ki bu kısmı muammadır- üç aile Serdengeçtiler, Egehanlar ve Azertaşlar...
Yapman gerekeni yap oğul!
Ve tüm bunların sonunda kendine ait bir yuva kur, seni sevecek kadını bul, ona sahip çık!

Leylâ YILDIRIM Kırık Kalpler Oteli

"Bu romanı yazmaya karar verdiğimde aklımdaki sadece bize ait olan bir hikâye kaleme almaktı. Bitirdiğimde ise ona ait olduğum bir hikâye ortaya çıktı."

Leylâ YILDIRIM Kırık Kalpler Oteli

Kırık Kalpler Oteli, yıllardır kaçtığı, soluk aldığı, yenilendiği ve yaşamak istediği sığınağı gibiydi. Ondan uzakta, gün geceye kavuştuğunda, gönderdiği selamlara kanat takıp uçmalarını söylerdi, gelip dostlarının yüreklerine konmaları için.

Leylâ YILDIRIM Kırık Kalpler Oteli

“Neysek oyuz," diye kendi kendine söylendi, “kendimize varmak konusunda korkağız, ileriye gitmek meselesinde beceriksiz. Kımıldamadan durmakta çok mahir, bir o kadar inatçıyız. Aynı sokaklardan, aynı hatalardan geçer akıllanmayız. Her defasında biraz daha eksilir, yine de bir sonraki farklı olur sanırız. Olana kadar anlamayız, olunca hayıflanırız.
Gittikçe körleşir, büyüdükçe kendimizden uzaklaşırız.
Duymaz oluruz içimizdeki sesi.
O da uzun zaman bağırmaz zaten. Susar ve kabuğuna çekilir.

Leylâ YILDIRIM Kırık Kalpler Oteli

Başka yol kalmadığında! İnsan gitmeyi bilmeliydi.

Leylâ YILDIRIM Kırık Kalpler Oteli

Kadınlar her yaşta aynıydı. Hepsi aynı şeyi duymak ister, duyduğunda çocuklaşırlardı. Hiçbiri kayıtsız kalamazdı güzel olduklarını duymaya, dahası bunu işitmekten aldıkları keyfi çevrelerine enerji ve mutluluk olarak dağıtmakta çok mahirlerdi. Hele ki sevdikleri adam onlara bunu yaşatmışsa mutlaka ödüllendirirlerdi. Sevgileriyle, şefkatleriyle, hoşgörüleriyle hatta tenleriyle... Bunu bilen erkekler neden esirgerlerdi sevgiyi, dahası göstermek ya da söylemek neden bu kadar zordu?

Leylâ YILDIRIM Kırık Kalpler Oteli

Yağan yağmurdan medet umdu çaresizce,
"Al götür benden," dedi, "beni yok etmeden, yok ettiğimin bedelini ödemişken..."

Leylâ YILDIRIM Kırık Kalpler Oteli

‘Neden güvenmiyorum ben insanlara?' diye düşündüğünde; bunun cevabının elinden alınanlar olduğunu anladı. Kayıplarına katık olan güven duygusu, bedenini terk etmişti. Herkes ona aynı mesafedeydi. Yakınına gelmezlerse canını yakamazlardı... Hayatı boyunca insanlardan kaçma nedeni bu olsa gerekti. Kalmakla baş edememe fikri…

Leylâ YILDIRIM Kırık Kalpler Oteli

Her zaman istediklerine sahip olamayacağını bilecek kadar bu hayatta zaman geçirmiş, kayıplar devirmişti. İçindeki yorgun adam girip koluna, kulağına fısıltıyla, "Gün gelecek," demişti, "sahip olduğun tüm keşkeler belkilerle birlikte hayatından çekip gidecekler. O zamana dek sabırla bekle!"

Leylâ YILDIRIM Kırık Kalpler Oteli

Nerden çıktığını bilmediği mesafeler üzerine yağan yağmura karıştı. Onun sahip olmadığı kalbini neden kendininkine kattığını bilmiyordu. Belki aynı intikam ateşinde yandıkları için, belki de uzun zaman tek başına olduğu içindi. Onu korumayı öylesine kafasına takmıştı ki, ondan alacaklarını hesap etmemişti.

Leylâ YILDIRIM Kırık Kalpler Oteli

"Gökkuşağı sert yağmurlar ertesinde çıkar. Önce fırtına kopar, ardından hava tazelenir. Hayatlarımızın doğadan ne farkı var?"

Leylâ YILDIRIM Kırık Kalpler Oteli

İlk tepki isyandır. Kabul etmek istemediklerinizi inkâra yeltenerek yok etmeye çalışacak, zamanla bunun bir fayda sağlamayacağını göreceksiniz.
Sonrasında pazarlık aşamasına geçecek, tekrar tekrar başka senaryolar üreteceksiniz. Acaba başka türlü olabilir miydi? Diye düşüneceksiniz ama emin olun ki olan olması gerekendir. Yaşananları değiştirme şansınız yoktu.
Ardından öfke ve depresyon dönemi gelecek. En son kabuller yoklayacak kalbinizi. Aklınız da uyacak bu kabul edişe... Buruk bir özlem ve keşkeler kalacak zaman anlayacaksınız, gidene yakılan ağıt sonsuza dek sürmez. Hayat devam ediyor, edecek...

Leylâ YILDIRIM Kırık Kalpler Oteli

Kategori: Kitapların İçinde Yolculuk

Etiketler: Kırık Kalpler Oteli, Leyla YILDIRIM, GiTa, Leyla

Tarih: Cumartesi, Mart 18, 2017

coverSlide-img
,
,
,
,
,
,
,
,
,
,
,
,
,
,
,
,
,
,
,
,
,
,
,
,